Yürüyerek Komşuya Gitmek – Kastanies

Kastanies Yunanistan’ın Doğu Makedonya Trakya bölgesinde bulunan Orestiada (Kumçiftlik) belediyesine bağlı bir köy. Nüfusu 1200 civarı olan köyün ismi Osmanlı zamanındaki Kestanelik’ten geliyor. Eskiden kestane ağaçlarının çok olmasından ismini alan köyde bu gün gezdiğimizde kestane ağacılarını göremiyoruz.

Kastanies’a Edirne Pazarkule sınır kapısından yürüyerek geçerek ulaşmak mümkün, bizde böyle yapıyoruz. Sınırdaki pasaport kontrolleri ve bir kısım yürüyüşten sonra 15dk da Kastanies’a varıyoruz. Çoğunluk olarak Almaya’da yaşayan Yunan ailelerin evlerinin bulunduğu köyde çoğu ev kapalı.

Frappe

Ana caddede gezerken bahçelerde oturan amca ve teyzelerle selamlaşarak ilerliyoruz. Hemen biraz ileride “Ουζοκαφενες το κουτούκι” tabelası altında Türkçe bir menü dikkatimizi çekiyor ve oturuyoruz. Fiyatları da gayet uygun. Bir bayan karşılıyor bizi ve bir Yunan için iyi derece Türkçe biliyor. Rahatlıkla siparişimizi veriyoruz. Ben sütlü frappe içiyor ve tavsiye ediyorum. Frappe soğuk buzlu isteğe göre sütlü kahve. Özellikle yazın harika oluyor. Frappe için 1€ ödemeyi yapıyor ve ayrılıyoruz.

Cadde boyunca küçük bir market, bizdeki kahvehane diyebileceğimiz yerler, yemek yiyebileceğiniz taverna ve dükkanlar bulunuyor. Biraz ilerledikten sonra bir meydan ile karşılaşıyoruz. Meydanın sağ kısmındaki yol üzerinde Rum Ortodoks Kilisesi var. İsmi Aziz George Castanese Kutsal Kilisesi (Ιερός Ναός Αγίου Γεωργίου Καστανεών) Bizim gittiğimiz saate kimseyi göremeyince içerisine giremiyoruz.

Kilisenin solundaki ana yoldan aşağıya doğru yolu bırakmadan devam ettiğimizde 10 dkalık bir yürüyüşten sonra bir nehir ile karşılaşıyoruz. İsmi Ardas. Nehir kenarında yemek yemek ve bir şeyler içebileceğiniz Nero kafe var. Burada bu kafenin yanında büyük bir alan da mevcut. Burası Temmuz aylarında konserlerin düzenlendiği, gençlerin kamp kurup eğlendiği bir festivale ev sahipliği yapıyor. Bu yıl 24-26 Temmuz 2020 tarihinde düzenlenecek olan 26. Ardas gençlik festivali hakkında ayrıntılı bilgiye www.ardasfestival.gr/ adresinden ulaşabilirsiniz. Burada biraz dolaşıp, nehre girip oynayan çocukları izleyip biraz oturduktan sonra dönüşe geçiyoruz.

Ardas Nehri

Dönüşte yine hiç sıra beklemeden Yunan gümrüğünde işlemlerimizi yaptırıp. Yunan Duty Free mağazasına giriyoruz. Size tavsiyem Türkiye tarafındaki değil bu mağazaya girmeniz. Nedeni ise bizim tarafın çok küçük olaması. Duty Free hem büyük hemde çeşit fazla. Yurt dışından Türkiye’ye dönüşte buradan ülkeye sokulabilecek ürünlerde sınır bulunuyor. Yolcu beraberinde kişibaşı alabilecekleriniz; Alkol derecesi % 22’yi geçen alkol ve alkollü içkilerde 1 lt. veya Alkol derecesi % 22’yi geçmeyen alkol ve alkollü içkilerde 2 lt., sigara olarak ta 3 karton ile sınırlı. Fazla almanız durumunda Türkiye gümrüğünde sıkıntı çıkacaktır. Yurt dışından alıp Türkiye’ye getirebilecekleriniz ile ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Bir başka rotada buluşmak dileği ile kendinize iyi bakın.

Ardas Nehri Nero Kafe

Selanik Atatürk Evi

Bu gün yaklaşık 500 km sürecek Selanik yolculuğunuza saat 05:30’da Kırklareli/Babaeski’den çıkıyoruz. Saat 07:00’da İpsala sınır kapasındayız ve şansımıza hiç sıra bekemeden komşuya geçiyoruz. Biliyorsunuz bizim açımızdan Selanik’in, Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün doğum yeri olmasından dolayı ayrı bir yeri var. Tabi ki ilk durağımız burası. Yolda yürürken ilk önce Türkiye Başkonsolosluğu karşılıyor bizi. Kapıdaki Türk Bayrağı daha içeri girmeden içimizde çok farklı hisler uyandırıyor.

Ve sonunda Atamızın doğduğu evdeyiz. Mustafa Kemal Atatürk 1881’de, o zamanki adresi Koca Kasım Paşa Mahallesi Islahhane Caddesi olan bu evde doğmuş. Ev günümüzde Selanik’in Apostolou Pavlu Caddesi, 17 numarada bulunmakta olup Türkiye Cumhuriyeti Başkonsolosluğu ile aynı bahçede bulunuyor.

1870 yılında Rodoslu Müderris Hacı Mehmet Vakfı’nca yaptırılan ev, önce İbrahim Zühdü Efendi’nin, daha sonra Selanikli Abdullah Ağa ve eşi Ümmü Gülsüm’ün mülkiyetine geçmiş. Ali Rıza Efendi, bu evi Atatürk’ün doğumundan birkaç yıl önce kiralamış ve Atatürk evin ikinci katındaki güneye bakan odada dünyaya gelmiş.

Atatürk’ün ailesi, Ali Rıza Efendi’nin 1888’de vefatına dek bu evde ikamet etmiş. Ancak Ali Rıza Efendi’nin vefatından sonra Zübeyde Hanım, çocuklarıyla birlikte evin bitişiğindeki daha küçük bir eve taşınmış. II. Meşrutiyet’in ilanından sonra Selanik’te görevlendirilen Atatürk, bu dönemde annesi ve kız kardeşiyle birlikte bu evde kalmış. O Selanik’ten ayrıldıktan sonra annesi ve kız kardeşi bir süre daha bu evde yaşamışlar. Selanik Yunanistan’ın yönetimine geçince Atatürk’ün annesi ve kız kardeşi de Selanik’ten ayrılarak İstanbul’a gelmek zorunda kalmışlar. Bundan sonraki süreçte Atatürk’ün doğduğu ev Yunan Hükümeti’ne bırakılmış ve sonrasında da bir Yunan aile tarafından satın alınmış.

Cumhuriyet’in 10. yıldönümünde Selanik Belediyesi, Türk-Yunan dostluğunun bir göstergesi ve Balkan Konferansı’nın anısına, yapının çift kanatlı sokak kapısının sağ köşesine, Atatürk’ün bu evde doğduğunu yazan mermer bir plaka yerleştirme kararı almış. Bu plaka, 4 Kasım 1933 tarihinde, Türkiye’nin Atina Büyükelçiliği mensuplarının ve Yunanistan’ın ileri gelenlerinin katıldığı bir törenle yerleştirilmiş. Daha sonra Selanik Belediyesi tarafından satın alınan evin anahtarı, Atatürk’e hediye edilmek üzere 19 Şubat 1937’de Türkiye’nin Selanik Baskonsolosluğu’na verilmiş. 

1940 yılında evin yenilenmesi için başlatılan çalışmalar, II. Dünya Savaşı ve Alman işgali sonrasında, ancak 1950 yılında tamamlanabilmiş. Sonraki süreçte Türkiye’nin III. Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın desteği, Prof. Dr. Enver Ziya Kartal ve eşi Fatma Kartal’ın katkılarıyla, Atatürk’ün ölümünün 15. yıldönümü olan 10 Kasım 1953 tarihinde “Atatürk Evi” ziyarete açılmış. Sergilenmesi kararlaştırılan eşya, Topkapı ve Dolmabahçe Sarayı’ndan seçilerek Selanik’e gönderilmiş.

2012 yılında yeniden restorasyona giren ev, buraya taşınan Yunan ailenin binaya yaptığı ilave inşaat  ve içindeki otantik olmayan eşyalar kaldırılmış. 

Günümüzde mülkiyetmizde olan Başkonsolosluk alanı içinde bulunan ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin toprağı sayılan bu ev, bugün sınırlarımız dahilinde bulunmasa da, her Türk’ün kalbinde özel bir yere sahip olup, Selanik’e giden her Türk’ün ziyaret ettiği ve Türkiye için manevi değeri son derece yüksek olan bir mekan. 

Bu arada Atatürk Evi’nin birebir kopyası Kırklareli’nde de bulunuyor. Kırklareli Atatürk Evi ve Yayla Mahallesini gezdiğimiz videomuzu aşağıya ekliyorum. Keyifli seyirler dilerim.

Bir sonraki gezimizde görüşmek üzere kendinize iyi bakın.

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın